Blog

blog | izmir | yenidoğan sünneti ve yenidoğan cerrahisi uzmanı | Çocuk hastalıkları hakkında bilgi edinebileceğiniz bloguma hoş geldiniz.

Over Tümörleri

Çocukluk Çağı Over Tümörleri

Over Tümörleri | Her yıl her 100.000 kadından yedisinde yumurtalık tümörü görülmektedir. Bunların %1,3’ü 19 yaşın altındadır. Genel olarak kanser tanısı alan her 100 çocuktan 2-3’ünde ise tümör yumurtalıktadır. Her yaş çocukta görülebilse de 10-14 yaşlar arasında daha sıktır. Yumurtalıklar germinal, stromal ve epitelial olmak üzere üç tip hücreden gelişir ve bunlardan üç farklı tipte tümör meydana gelebilir.

Over Tümörleri

İnsandaki germinal hücreler erkek ve kadındaki yumurta hücreleri olup bunların döllenmeleri sonucu önce embriyo, sonra fetus ve sonrada yeni doğan bebek meydana gelir. Germ hücrelerinin yani yumurta hücrelerinin embriyodaki ilk formu olan primordial germ hücrelerinden germ hücreli tümörler gelişmektedir. Stromal hücrelerden seks kord stromal tümörler gelişir. Stromal tümörlerin en sık görülen tipi granüloza hücreli tümörlerdir. Yumurtalığı örten epitelden ise epitelial tümörler gelişir. Kadınlarda yumurtalık tümörlerinin büyük çoğunluğu epitel hücrelerinden köken alır. Çocuklarda farklı olarak yumurtalık tümörlerinin 2/3’si germ hücre orjinlidir. Stromal ve epitelial tümörler ise nadirdir. Over Tümörleri

A. Germ Hücreli Tümörler (%80-90)

Çocuklarda en sık görülen over tümörüdür.

  • Disgerminom

  • Endodermal sinüs tümörü

  • Embriyonel karsinoma

  • Koryokarsinom

  • Teratom

  • İmmatür

  • Matür (dermoid kist)

  • Mezodermal (struma ovari, karsinoid)

  • Gonadoblastom

  • Poliembriyom

 

B. Epitelyal Tümörler (%14)

Daha çok erişkin kadınlarda görülürler, çocuklarda daha çok adelosanlarda görülürler, çocuklarda en sık Seröz Kistadenom görülür.

  • Seröz Kistadenom

  • Müsinöz Kistadenom

  • Endometrioid Tümör

  • Berrak Hücreli Tümör (Clear Cell, Mezonefroid)

  • Transizyonel Hücreli (Brenner) Tümör

  • Kistadenofibrom

C. Seks Kord-Stroma Kaynaklı Tümörler (%12)

Over tümörleri içinde en fazla hormonal aktivite gösteren tümörlerdir, jinekomasti, amenore, vaginal kanama, kıllanma, cinsel organlarda büyüme yapabilirler. Malignite olasılıkları düşüktür, bu nedenle tek taraflı overin çıkartılması genellikle yeterlidir. Dört yaş altındaki çocuklarda görülen over tümörlerinin %40’ını oluşturular.

  • Granüloza Hücreli Tümör

  • Tekoma-Fibroma

  • Lipoid hücreli tümör

  • Androblastom, Sertoli-Leydig hücreli tümör

Embriyonal karsinomlar çok yöne farklılaşma kapasitesine sahip germ hücrelerinden köken alır. Endodermal sinüs tümörü ve koriyokarsinoma ekstra embriyonik farklılaşma gösteren hücrelerden kaynaklanır. Teratomlar ise doku ve organları oluşturmak üzere farklılaşan embriyonik hücrelerden oluşur. Bu nedenle de endodermal, mezodermal ve ektodermal olmak üzere tüm germ tabakalarını içerir. Teratomlar en sık rastlanan germ hücreli tümörlerdir. Histopatolojik olarak matür, inmatür ve malign olarak ayrılır. Matür teratomlar iyi diferansiye, iyi huylu, multikistik kapsüllü tümörlerdir. İçerisinde tam olarak farklılaşmış kıkırdak, kemik, saç, diş ve sinir elemanları bulunabilir. İmmatür elemanların çoğu nöroektodermal kökenlidir.

Malign teratomlar matür ve immatür elemanların yanısıra en az bir kötü huylu germ hücre elemanı içerir. Disgerminoma unipotansiyel primitif germ hücrelerinin malign dönüşümü ile oluşur. Çocuklardaki malign germ hücreli tümörlerin %10-15’i miks tiptedir. Yani birden fazla malign germ hücreli tümör komponent içeren tümörlerdir. Gonadoblastoma, sıklıkla farklılaşması bozuk yapılı yumurtalıklarda görülen bir tümördür. Bu hastalarda %30 kötü huylu tümör gelişme riski olduğundan disgenetik gonadların çıkartılması önerilmektedir. Tümör germ hücreleri ile karışık olarak stromal hücreleri de içerir. Bu tümörler en sık XY gonadal disgenezi denilen, ancak kromozom yapısı erkek (XY) olduğu halde çizgi şeklinde gelişmemiş yumurtalıkları bulunan, dış ve iç genital organları dişi özelliğinde olan kişilerde görülür. Hastalar ince, uzun; ergenliğe girmesine rağmen meme gelişimi ve genital bölgelerinde kıllanması olmamış, adet görmemiş genç kızlardır.

Klinik özellikler

Çocukluk çağındaki yumurtalık tümörlerinin çoğu embrionik hücrelerden köken almakla beraber en sık görüldüğü yaş 10-14 yaş arasıdır. Çeşitli çalışmalarda hastaların sadece %1-5’sinin 0-5 yaş arasında olduğu bildirilmiştir. Çocuklardaki yumurtalık tümörlerinin erişkinlerden farklı klinik ve biyolojik özellikler gösterdiği belirlenmiştir. Hastaların %80’inin ilk şikayeti karın ağrısıdır. Ağrı, bazen akut apandisiti taklit eder şekilde şiddetli olabilir. Bu durumda genellikle tümör, yumurtalığın kendi üzerinde dönerek boğulmasına neden olmuştur. Bazen de tümör yırtılır ve tümör hücreleri karın boşluğuna dökülebilir. Hastaların %40-50’sinde karın şişkinliği, kitle yakınması vardır. Diğer bulgular ateş, kabızlık, amenore (adet görememe), vajinal kanama ve sık idrara çıkmadır. Stromal tümörler ise tümör hücrelerinden salınan hormonlar nedeniyle kız çocuklarda aşırı kıllanma veya erken yaşta ergenlik belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Hastaların %10-20’sinde her iki yumurtalıkta tümör bulunur. Bu durumda doğurganlığın korunması için maksimum çaba harcanmalıdır. Hastaların % 30-50’sinde yumurtalık dışına yayılım vardır. Karın boşluğuna, lenf bezlerine, karaciğer, akciğer ve nadiren de kemiklere yayılım saptanabilir.

Tanı yöntemleri

İlk değerlendirme için ultrasonografi basit, ucuz ve yaygın bir teknik olarak tercih edilmelidir. Ultrasonografi ile yumurtalıklardaki kistik kitleler, solid kitlelerden ayırt edilebilir. Solid yumurtalık kitlelerinde ilk akla gelmesi gereken kötü huylu tümörler olmakla beraber bunlar matür teratomlar da olabilir. Batın tomografisi ile tümörün yerleştiği yer, boyutları, yayılımı, tümör içindeki kalsifikasyon ve yağ varlığı saptanabilir. Tomografi, tümörün tedaviye cevabını izlemek açısından da önemli bir yöntemdir. Tümör akciğere, nadiren de olsa kemiklere yayılabildiğinden akciğer tomografisi, kemik sintigrafisi çekilmesi gereklidir.

Malign teratom, endodermal sinüs tümörü ve mikst germ hücreli tümörlerde hastanın kanında tümör hücrelerinden salınan alfa fetoprotein isimli protein, yüksek değerlerde bulunur. Bu protein normalde fetusun hücrelerinden salınır. Embrional karsinom, malign teratom, koriokarsinoma ve mikst germ hücreli tümörlerde, tümör hücrelerinden beta - insan koryonik gonodotropin (β-hCG) denen hormon salınabilir ve hastanın kanında bu hormon yüksek bulunabilir. β- hCG normalde plesanta hücrelerinden salınır, gebelik testi olarak kullanılır. Karın alt bölgesinde şişkinliği olan bir genç kızda bu testin pozitif bulunması kimi zaman yanlışlıkla bir gebeliğin söz konusu olduğunu düşündürebilir. Bu iki maddenin kanda ölçümü yumurtalık tümörlerinin tanısının koyulması ve izlemi açısından da önemli belirleyicilerdir.

Evreleme

luslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (FIGO) klinik, cerrahi, patolojik ve karın içi sıvının hücresel özelliklerine göre yumurtalık tümörleri için evreleme sistemi oluşturmuştur. Bu sistem Pediatrik Onkoloji Grubu (POG) tarafından çocukluk çağı yumurtalık tümörleri için düzenlenmiştir. Burada FİGO’nun karmaşıklığı giderilmiş, karın içi sıvıda kötü tümör hücresi varlığı (bu durumda nüksler sık olduğundan) bir üst evreye alınmış, tümör belirleyicilerinin rolü eklenmiştir. Bu evreleme sistemine göre

Evre I: Tümör over dışına çıkmamıştır

Evre II: Tümör bir veya iki overi birden tutmuş, çevreye lokal yayılım söz konusu

Evre III: Tümör bir veya iki overi birden tutmuş, pelvis dışına yayılım mevcut.

Evre IV: Karın dışına uzak organ metastazları mevcut. Over Tümörleri

Tedavi

Çocuklarda yumurtalık tümörlerinin tedavisinde ilk aşama cerrahidir. O yumurtalık tümörle beraber tümüyle çıkarılır. Matür teratomlarda ve erken evre disgerminomlarda genellikle ilave tedavi gerekmez. İki taraflı tümörü olan hastalarda bir yumurtalıktan sadece tümör çıkarılarak doğurganlığın korunmasına özen gösterilir. Diğer tümörlerde ise cerrahiden sonra kemoterapi uygulanır. Kemoterapide BEP (cisplatin, etoposid, bleomisin), PVB (cisplatin, vinblastin, bleomisin), JEB (carboplatin, etoposid, bleomisin), PEI (Cisplatin, etoposid, ifosfamid) gibi platin bazlı tıbbi tedavi protokolleri uygulanmalıdır. Bu yaklaşımla tam olarak iyileşme oranları artmış olup hastaların büyük kısmında normal menstrüel siklus devam eder. Çocuk ve genç erişkinlerde radyoterapinin büyüme geriliği ve infertilite gibi önemli yan etkileri olması nedeni ile tedavide radyoterapiden sakınılmaktadır. Ancak ileri evre hastalıkta ve tümörü tekrarlayan vakalarda radyoterapi uygulanmalıdır.

The following two tabs change content below.
1999 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren Doç. Dr. Erdal Türk, 1997-1998 yılları arasında Almanya’nın Bonn-Köln kentlerinde bir yıl dil eğitimi gördü. devamı
Bu yazı yorumlara kapalıdır.
Çocuklarda Over Yumurtalık Tümörleri ve Kistleri Onam Formu

45 – Çocuklarda Over Yumurtalık Tümörleri ve Kistleri Onam Formu

Çocuklarda Over Yumurtalık Tümörleri ve Kistleri Onam Formu. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, …

Rektoskopi ve Rektal Polip Eksizyonu Onam Formu

44 – Rektoskopi ve Rektal Polip Eksizyonu Onam Formu

Rektoskopi ve Rektal Polip Eksizyonu Onam Formu. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, hastalık hakkında …

invaginasyon Onam Formu

43 – invaginasyon Onam Formu

invaginasyon Onam Formu. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, hastalık hakkında genel bilgiler. Tıbbi …